Trabzonspor, hafta içerisinde yardımcı hocası, efsane oyuncusu Orhan Kaynak’ı kaybetmenin derin üzüntüsünün gölgesinde çıktığı Karadeniz derbisinde Rizespor’u zorda olsa 1-0 mağlup ederek, ligde iki kez yenildiği Fenerbahçe ile puanlarını eşitledi.
Tabiri caizse tam 6 puanlık bir maçtı. Önemli olan galip gelmekti. Fırtınanın kadro derinliğinin olmamasına rağmen yine birçok eksiğine rağmen tarih yazması ayakta alkışı hak ediyor.
Fatih Hoca’nın sakatlıklar yüzünden sahaya süreceği kadro üç aşağı beş yukarı belli gibiydi.
Maça çok iyi başlayan ve ilk yirmi dakika konuk Rizespor’a nefes aldırmayan ev sahibi Trabzonspor tek kale oynamasına rağmen pozisyon üretemedi. Çünkü kapanan takımı çözmekte zorlanıyor.
Öyle ki Rizespor 11 futbolcusuyla savunma yaptı. Ev sahibi Trabzonspor’da ise ‘savunmanın sigortası’ Batagov’un olmayışı takımı çok etkiledi. Batagov geriden oyun kuruyor, uzun toplar atıyordu. O olmayınca savunmada oyun kurulamadı.
Orta sahaya gelince; sakatlıktan çıkan Folcarelli eski günlerinden uzaktı.
Hücuma geliyoruz; sol kanatta Mustafa ve Augusto çizgide bekleneni veremeyince oyun kilitlendi kaldı.
Dün akşamki maçta takımın en büyük eksiği pas yapacak, takımı yönlendirecek oyuncunun olmayışıydı diyebiliriz.
Kapanan takıma karşı yapmamız gereken, topu kanatlara taşıyıp kenar ortalarıyla Onuachu’yu buluşturmaktı. Takım bu konuda oldukça zorlandı.
Sahadaki tabloyu gören Fatih Hoca ikinci yarıda Zubkov’u sahaya sürdü. Zubkov’un oyuna girmesi fırtınayı ateşledi.
Nitekim dakikalar 51’i gösteriyordu. Muçi’nin olağan üstü gayreti, Zubkov’un harika asisti sonucu Onuachu topu Rizespor ağalarına gönderdi.
Gol krallığı yarışında 21 golle zirvedeki yerini koruyan Onuachu dün akşam da kanatlardan istediği topları alamayınca orta sahaya kadar geldi, geriden oyun kurulmasına yardım etti. Rakibin her duran topunda savunmaya yardım etti. Tek kelimeyle helal olsun.
Golden sonra konuk Rizespor beraberlik için hızlı hücumlarla Trabzonspor kalesine yüklendi, önemli iki pozisyon yakalamasına rağmen değerlendiremedi.
Ligin bitimine çok az bir zaman kaldı. Tam sekiz hafta. Her maçta iyi futbol beklemek çok da doğru olmaz.
Onun için önemli olan kazanmak ve üç puanı almak. Trabzonspor da dün akşam birçok eksiğine rağmen kazanmasını bildi.
Hakem Çağdaş Altay’a gelecek olursak; Folcarelli’ye yapılan harekette kırmızı kartı nasıl es geçti anlamak mümkün değil. Hele VAR nasıl çağırmaz? Hepsi soru işareti.
İlla ki Folcarelli’nin bacağının kırılması mı gerekiyor?
Hakem bu pozisyonu sarı kartla geçiştirdi.
Yazıklar olsun.
Trabzonspor, bu galibiyetle birlikte hafta içinde deplasmanda oynayacağı Eyüp maçına daha moralli çıkacak. Eyüp maçını da kazanırsa milli aranın ardından ligin lideri Galatasaray ile kendi sahasında oynayacağı maç bir bambaşka bir havaya bürünür.
Onun için Galatasaray maçı öncesi, Eyüp maçını kayıpsız geçerse ikincilik kapısını ardına kadar açar.
Bu konuda en büyük görev 12. adam olan taraftara düşüyor.
Çünkü, taraftarını arkasına aldığı zaman Trabzonspor’un aşamayacağı hiçbir engel yoktur.
Haydi hayırlısı diyelim.
Kalın sağlıcakla…