|
Tweet |
Thomas Reis geldiğinden beri ligde beşte beş, Konferans Kupasında ikide iki olmak üzere üst üste yedi galibiyet ve ligde atılan gol sayısı 15, yenilen gol sayısı sadece 3; bu müthiş istatistik ilerisi için umut verici.
Sonuç açısından bakıldığında bugün alınan üç puan çok önemli, zira sezon başından beri takımın hücum gücünü sırtlayan futbolculardan Aral Şimşir ve özellikle Franculino Dju’nun eksikliği takımın oyun planını tamamen değiştirdi.
Bugün Trabzonspor alışılmışın dışında maça çok rölantide bir oyun anlayışı ile başladı. Düşük tempo ve temassız oyun, Gaziantepspor’u ilk yarı boyunca oyuna ortak etti. Oyunda öyle anlar oldu ki Gaziantepspor öne bile geçebilirdi. Özellikle bu bölümlerde kaleci Onana devreye girerek Trabzonspor’u oyunda tuttu.
Şu bir gerçek ki Trabzonspor yavaş ve temassız oynadığı maçlarda büyük sıkıntı yaşıyor. Üretken olmayan bir orta saha ile oynayınca da bütün gol ümidi sadece bireysel performans ya da duran toplara kalıyor. Nitekim ilk devrenin uzatma dakikasında duran toptan gelen golle Trabzonspor öne geçmiş oldu.
İlk yarının sonunda gelen gol, ikinci devre için güzel hayaller kurdursa da Trabzonsporlu futbolcular bu maçı oynamadan kazanmak için söz birliği etmişçesine rölantide kalarak maçı iki sıfıra getirdiler.
Büyük takım olmanın verdiği özgüven ile bazen bir şey üretmeden de galip gelmek lazım. Bugün büyük takım refleksi ile üç puanı iki golle hanemize yazdırmış olduk.
Teknik analize gelecek olursak; Trabzonspor’un artık Onuachu’nun başrolde olduğu pivot santraforlu oyun ile sonuca gitme şansı son derece kısıtlı. Buna bir de Onuachu’nun formsuzluğu ve isteksizliği eklenince geçen yılki kısır futbola dönmüş oluyoruz.
Bugün şunu bir kez daha gördük ki bu takıma adam gibi bir sekiz numara lazım. Biraz iddialı bir düşünce olacak ancak Onana gibi bir sekiz numara bu takımı uçurur. Onana sanki kaleye hapsolmuş bir sekiz numara gibi. Maşallah, Allah nazarlardan saklasın.
Bireysel performans olarak Onana’yı tek geçiyorum, onun ayarında Türkiye’de kaleci yok. Cibuike, defansın adeta sigortası gibi. Saviç attığı golle atağımızı öne geçirdi ancak asli görevinde vasattı. Pina ve Cabral oyuna ağırlığını koyamadı. Özellikle Cabral çokça pozisyon hataları yaparak bolca pozisyon verdi.
Fabinho ve Melih, özellikle iç sahada Trabzonspor’un orta sahası olamaz. Nitekim Gaziantepspor gibi sıradan bir takıma karşı bile bir varlık gösteremediler.
Saviola, tipik bir Olaigbe; top ayağına gelince bir parlıyor, sonra ara ki bulasın.
Trabzonspor gol kralı Onuachu’yu, Onuachu da geçen yılki Onuachu’yu arıyor ancak aranan Onuachu’ya ulaşılamıyor.
Salah elinden geleni yaptı, çok ince paslar attı. Onun için en büyük eksiklik, Salah’ın futbol dilinden anlayacak kalitede oyuncuların Trabzonspor’da olmaması. Eğer az biraz Salah’ı anlayacak birkaç futbolcu daha olsa neler yapacak neler.
Ve Muçi; iyi ki Muçi’miz var. 90 dakika sahada gezinse de onda şeytan tüyü var sanki. Ne oluyorsa top, onun sihirli ayaklarıyla bir şekilde buluşuyor ve Salah’ın dilinden anlayan ender futbolculardan birisi olarak skor üretmeye devam ediyor.
Sonradan oyuna giren Umut Nayır, tüm iyi niyetine rağmen bir varlık gösteremedi ancak taraftar tarafından yuhalanması çok yanlış.
Sonuç olarak üç puan çok iyi, galibiyet serisi devam ediyor. Thomas Reis, oyuncu değiştirme konusunda takıma müdahaleleriyle tam not alıyor. Devre arası kaliteli olmak şartıyla bir sekiz numara, bir de santrafor şart…