Bugun...



ÇEKİRGE MİSALİYİZ EVELALLAH!

Hani geçen sezon ya da ondan önceki sezonlarda maçlara 46. dakikada başlayabildiğimiz tatsız tuzsuz, tabiri caizse perhiz futbolunun nostaljisini yaşadık dün.

facebook-paylas
Tarih: 02-11-2026 19:08

ÇEKİRGE MİSALİYİZ EVELALLAH!

Bu maça özel spesifik bir taktik de olabilir düşük enerjili vasat motivasyonlu mücadele şekli. Yani yoğun maç trafiğinde az hasarlı ve rölantide kazanabileceğimiz bir rakip olarak görülmüş olabilir Gaziantepspor.
Bu şekilde kendimizi avutabilir, testi kırılana kadar eyyama da devam edebiliriz. Ama bize göre değil pardon bana göre değil.
Sevgili taraftarlarımızdan gelen "Pişmiş aşa su katıyorsunuz." veya "Ben dedimcilik oynuyorsunuz." sitemlerini başımız gözümüz üstüne koymakla beraber Trabzonspor'un bekası için, başarısı için rasyonel tespit ve tavsiyelerimize devam edeceğiz.
Trabzonspor'un özellikle Thomas Reis'ten sonra yakaladığı ivme artık rakipleri tarafından ciddiye alınmaya başlandı.
Ve iki maç dünkü rakibimiz tarafından da bundan sonrakiler tarafından da referans kabul edildi, edilecek de.
Birisi Galatasaray maçı diğeri Rizespor maçı.
Galatasaray maçı rakiplerimize gösterdi ki bu sezonki Trabzonsporla oynuyorsanız haddinizi bileceksiniz. Öyle topla, tüfekle, tankla saldıramazsınız. Kendi oyununuzu dayatamazsınız. Yaparsanız da rezil olursunuz cümle aleme.
Peki Rizespor maçı ne gösterdi rakiplerimize ?
Orta sahada yani ikinci bölgede kalabalık durur, kompakt kalır, pas trafiğine çomak sokarsaniz Trabzonspor'un takım ve hücum bütünlüğünü bozarsınız.
Peki rakiplerimiz bu yol ve yöntemlerle bizi durdurmaya çalışıyor hatta bunu başarıyorken biz neden reaksiyon gösteremiyoruz?
Bu kalabalık ve kompakt orta saha savunmalarını boşa çıkarmak, açığa düşürmek için arkada Batagov gibi topla gripling yapabilen, uzun ve isabetli paslar atabilen bir hat kırıcı stopere ihtiyacımız var. Savic bu role uygun değil.
Yine bu kalabalık savunma bloğunu en zayıf olduğu kenarlardan eritebilecek, oyabilecek Zubkov tarzı, Nwakaeme tarzı playmaker kanat oyuncularına sahip değiliz. Elimizdeki en iyisi Aral da sakat.
Ya elimizde Salah var daha ne olsun şeklindeki iddialar içinde şunu söyleyebilirim. Salah tarz olarak bu tür bir oyuncu değil. Onun en büyük özelliği açık alanlardaki patlayıcı sürati, bitiriciliği ve bu süratteki oyun okuma kalitesidir. Dolayısıyla onun bu özelliğinden yararlanmak için ceza sahası içinde veya civarında tuketetmeliyiz enerjisini. Yoksa orta sahada falan kullanmak dünkü performansını izlettirir bize.
Stoğumuzda top sürebilen,sprinter, dar alanlara sızma becerisi yüksek sekiz numara olmayınca da zorlanıyor, yana yada geri oynuyoruz. 
Hem dünkü maçın hem de Rizespor maçının ilk yarısında üretemediğimiz gibi hatırı sayılır pozisyonlar da verdik rakiplerimize.   Rizespor değerlendirdi Gaziantepspor Onana’ya takıldı.
Her iki maçın ikinci devrelerine Folcarelli ile başlayınca rakibi karşılamada, durdurmada ve oyuna çıkmada çok daha pozitif olduğumuzu gördük. Peki bu Fabinho - Melih ısrarı nedir acaba? Thomas Hocanın bir bildiği var mı diyelim? Yoksa Folca'ya yazık mı oluyor?
Dev golcümüz ve geçen yılın gol kralı Ounachu hakkındaki fikirlerim hep sabittir. Bu tür santraforlarla maç kazanabilirsiniz ama oyunu kazanamazsıniz. O varsa hep ona göre oynamak zorundasınız. Alternatif oyun setleri geliştiremezsiniz. Ha geliştirebilirsiniz ama onu etkisizleştirirsiniz. Dün de Ounachu ile takımın farklı frekanslarda olduğunu gördük. Gördük de onun alternatifi Umut Nayır futbol unutmuş adeta. Devre arasında santrafor normunun güncellenmesi ve güçlendirilmesi şart gibi.
Böyle başımız sıkıştığında, elimiz dara düştüğünde hep Muci'nin hayrını görüyoruz. O yüzden oyuna, mücadeleye vermediği katkıları da hoş görüyoruz. Eyvallah Hızır Arnavut.
Evet ligin 1/3'ünde iyi şeyler yaptık,major istatistiklere sahibiz ama bu serüvenin çok daha başındayız. Giderek zorlaşacak ve çetrefilleşecek serüvenimizi şampiyonlukla taçlandırmak için hem futbolcu takviyesine, hem taraftar desteğine hem de sahada eksilmeyen motivasyona ihtiyacımız var.
Dört nala koşan bir takımdan son iki hafta sıçrayan takıma evrildik. Sakatlık problemi de düşmüyor yakamızdan. Aman ha iki kere sıçradık. Freiburg ve Alanyaspor maçları sıçrama ile kazanılacak türden değil. Sonra kimse şom ağzını açtım demesin bana.
Tebrikler çocuklar. Tebrikler Thomas Hoca. Daha dik, daha inat, daha çok  coşku istiyoruz bekliyoruz.
Saygılar Efendim...







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SPOR Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI