|
Tweet |
Maçın saat 16.00’da olması nedeniyle taraftarlar trafikte yine büyük sıkıntı yaşadılar. Öyle ki maç başladıktan sonra ancak tribünde yerlerini alabildiler.
Maç öncesi sakatlıklar nedeniyle Dju ve Aral kadroda yoktular.
Thomas Hoca, onların yerine Saviolo ile Onuachu’ya formayı verdi.
Eksiklere rağmen Fırtına’nın rahat kazanacağı düşüncesindeydik. Ama maç başlayınca öyle olmadı. Evdeki hesap çarşıya uymadı.
Koskoca ilk yarıdan bir tane bile pozisyonu yok.
Orta alanda Fabinho ve Melih beklenenin çok uzağında mücadele ettiler.
Orta saha yok, bir de buna Aral ile Dju’nun olmayışı eklenince Fırtına istediği oyunu sahaya yansıtamadı.
Dün akşam Trabzonspor, Dju ve Aral’ın yokluğunu had safhada hissetti. Onlar olmuş olsaydı daha başka bir oyun izleyebilirdik.
Onuachu’nun bu sezonki performansı kafalarda soru işareti yaratmaya devam ediyor…
İlk yarının uzatma dakikalarında Savic’in ayağından gelen golle bordo-mavililer soyunma odasına 1-0 moraliyle gittiler.
Evet, Trabzonspor ilk yarıyı 1-0 önde bitirdi ama konuk Gaziantepspor’un çok net iki tane pozisyonu var.
Trabzonspor’a geldiği günden beri kalesini gole kapatan Onana, Sorescu ve Camara’ya gol izni vermedi.
Kısacası ilk yarıdaki futbol, sanki futbolcuların kendileri sahada ama akılları Perşembe günü oynanacak olan Avrupa maçındaydı gibi.
İkinci yarıya neler olabilir, Thomas Reis oyunu gördükten sonra nasıl bir hamle yapacak gibi sorular kafamızda oluşmaya başladı.
Tam da düşündüğümüz gibi Thomas Hoca, Melih’i kenara alıp Folcarelli’yi sahaya sürdü.
Bu değişiklikle birlikte Trabzonspor orta sahada üstünlüğü ele geçirdi ve konuk Gaziantep’in kalesinde etkili olmaya başladı. Önemli pozisyonlar da yakaladı ama bir türlü sonuçlandıramadı.
Muhammet Salah, attığı final paslarıyla, hücumda üretkenliğiyle takımına katkı vermeye devam ediyor.
Hele uzatma dakikalarının sonlarına doğru orta sahadan aldığı topla rakip ceza sahasına girdi. Kaleci Ataberk ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda yerden plasesi sonrası kaleci Ataberk inanılmaz bir kurtarışa imza attı.
Salah bu maçta gol atamadı ama hücumda Fırtına’nın en büyük silahıydı.
Allah göstermesin, sakatlık gibi bir şey yaşamazsa bordo-mavililere şu ana kadar çok büyük katkı sağladı, bundan sonra da sağlayacaktır. Zaten bu sezon 10 maçta 8 gol, yaptığı 3 asist bunun göstergesi değil mi?
Allah nazarlardan saklasın.
Thomas Hoca’ya gelince; Trabzonspor’un başına geçtikten sonra hem ligde hem de Avrupa’da ses getiren bir başarıya imza attı. Adeta tarih yazıyor.
Oyun aklı, disiplini, futbolcularla iletişimi, konuşmalarıyla taraftarların kalbinde ayrı bir yer edindi.
Başarıları daim olsun diyelim.
Perşembe günü akşamı Papara Park’ta oynanacak olan Avrupa maçında eksiklere rağmen Fırtına’nın yeni bir Avrupa destanı yazacağına gönülden inanıyorum.
Haydi hayırlısı diyelim.
Kalın sağlıcakla…